Emzirme ve Çocukluk Çağı Obezitesi

Breastfeeding and childhood obesity

Emzirerek Çocuğunuzu Obeziteye Karşı Korumaya Yardımcı Olabilirsiniz

Vücutta aşırı yağ birikiminden kaynaklanan obezite, hem çocukların hem yetişkinlerin sağlığını etkileyen ve bugün hâlâ tam çözülememiş klinik bir sorundur. Birçok gelişmiş ülkede çocukluk çağı fazla kiloluluğu ve obezitesi salgın düzeylerine ulaşmış, obeziteyle ilişkili durumlar artık çocuklarda da görülür olmuştur. Obez bir çocuğu değerlendirirken tek başına kilo yeterli değildir; boyla birlikte değerlendirilmelidir. Aşırı yağ dokusu olarak tanımlanan obezite, yalnızca kilolu olmakla karıştırılmamalıdır — uzun boylu ya da çok kaslı çocuklar, obez olmadan da akranlarından daha ağır olabilir.

Araştırmalar fazla kiloluluk ve obezitenin nedenlerini anlamamıza yardımcı oldu ve bu çalışmalarda anne sütünün bir payı var. Anne sütünün kısa vadeli yararları tartışmasızdır ve dünya genelinde bebek sağlığının ve beslenmesinin kalitesini yükseltmenin en güvenli, en ekonomik ve en uygun yoludur. Sistematik çalışmalardan elde edilen veriler, anne sütünün çocuklarda ileride gelişebilecek obeziteye karşı koruyucu bir etkisi olduğu fikrini destekliyor; daha uzun emzirme süresinin daha büyük bir koruyucu etkiye sahip olduğu gösterilmiştir. Bu etkinin büyüklüğü mütevazı olsa da (obezite riskinde yaklaşık %20'ye varan bir azalma), halk sağlığı açısından oldukça anlamlıdır.

Anne sütünün çocukluk çağı obezitesi üzerindeki etkilerini araştıran bir başka çalışmada araştırmacılar, anne sütündeki leptin ve adiponektin ile obezite arasındaki ilişkiyi incelediler. Yağ hücrelerinden salınan adiponektin ile iştahı düzenleyen ve vücudun besinlerden gelen enerjiyi kullanmasına yardımcı olan bir hormon olan leptini göz önünde bulundurarak, fetüs ve plasentanın her iki proteini de yüksek düzeyde üretmesinden ve fetal gelişimde rol oynayabilmesinden yola çıkarak anne sütünün çocuklarda obezite riskini etkileyip etkilemediğini araştırdılar. Her iki protein düzeyi de 674 altı haftalık çocuğun anne sütünde ölçüldü; en az 6 ay emzirilen çocuklar arasında anne sütündeki daha yüksek adiponektin düzeyi obezite riskiyle bir ilişki gösterirken, fazla kiloluluk ile leptin düzeyleri arasında bir ilişki bulunmadı.

Bu çalışmadan araştırmacılar, emzirmenin çocuklukta gelişebilecek obeziteye karşı koruyucu etkileri olduğu ve obezitenin anne sütündeki daha düşük adiponektin düzeyleriyle bağlantılı olabileceği sonucuna vardı. Anne sütü ve obeziteyle bağlantılı etkenleri inceleyen diğer çalışmalar, çocukluk çağı obezitesinin en güçlü belirleyicisinin annenin eş zamanlı kilosu olduğu sonucuna vardı. Çalışmalar ayrıca anne obezitesinin, emzirmenin başarıyla başlatılmasını ve sürdürülmesini engelleyebileceğini de gösteriyor. Diğer önemli etkenler arasında çocuğun cinsiyeti ve doğum ağırlığı, annenin yaşı, eğitimi, gebelik öncesi vücut kitle indeksi (VKİ), gebelikte alınan kilo, doğum sonrası sigara kullanımı, beslenme etkenleri, fiziksel aktivite ve son olarak sosyoekonomik durum yer alır.

Emzirme ayrıca hızla bir ailenin yaşam tarzının parçası hâline gelebilir ve bebeğin daha sağlıklı beslenmesine katkıda bulunabilir. Annenin beslenmesinin anne sütünün tadını etkilediği ve emzirme sırasında çeşitli tatlar deneyimlemenin, çocukların ileride çeşitli ve yeni besinleri kabul etmesini kolaylaştırdığı yaygın olarak bilinir.

Anne sütünün obeziteye karşı koruyucu etkileri, biyolojik olarak akla yatkın birçok epidemiyolojik çalışmayla desteklenmektedir; ancak literatür hâlâ tartışılmaktadır. Birçok yararlı etkisi, zarar vermemesi ve düşük maliyetiyle anne sütü, obezite sıklığındaki çarpıcı artışı azaltmaya yardımcı olacak yeni ve etkili bir araç olabilir — obeziteye karşı koruyucu etkileri ve bunların ardındaki olası mekanizmalar araştırmalarla açıklığa kavuşmaya devam etmektedir.