Birkaç yıl önceki “sıfır beden” akımı, yerini sağlıklı beslenme ve fit bir görünüme bıraktı. Elbette medyanın “ince beden = güzel beden” mesajı tamamen silinmedi. Bu mesajların zararsız olduğunu sanmayın — küçük bir meşguliyet olarak başlayan şey, bazı insanlarda düzensiz yemeye doğru kayabilir. Durumu değerlendirmenize ve kendinizi tanımanıza yardımcı olmak için nazik bir öz değerlendirme hazırladık. Yemeğinizi gerçekten siz mi kontrol ediyorsunuz, yoksa yemek ve kaloriler mi sizi kontrol ediyor? Bu kısa değerlendirme, kendinizi ve yemeğin hayatınızda tuttuğu yeri anlamanıza yardımcı olabilir.
Başlamadan önce bir not: bu, bir tanı değil, nazik bir öz düşünme aracıdır. İçinden herhangi bir şey size dokunuyorsa, lütfen bilin ki destek mevcuttur ve yardım istemek her zaman iyidir.
- Son zamanlarda kilom hızla düştü ya da yükseldi.
- İş arkadaşlarımla dışarı yemeğe çıktığımda, yememek için bahaneler bulurum.
- Besinleri genellikle “iyi” ve “kötü” diye ayırırım.
- Çok acıktığımda iştahımı bastırmak için diyet kola, kahve, çay ya da sakız gibi şeyler kullanırım.
- Kendimi ödüllendirmek için yemeği kullanırım.
- Tartılmadığımda huzursuz hissederim.
- Yemek yemek bende suçluluk duygusu yaratır.
- Kilom genellikle sürekli dalgalanır (örneğin 2–3 kilo inip çıkar).
- Sürekli iyi görünüp görünmediğim konusunda endişelenirim.
- Sürekli bedenimin yeterince ince olmadığından endişelenirim.
- İdeal kilomun bir hayli altındayken, bedenimin kontrolünü ele aldığımı hissederim.
- Sık sık aç olmadığım hâlde bile yemek yerim.
- Gün boyu ne yemem ve ne yememem gerektiğini düşünürüm.
- Sürekli yemek ve kilom hakkında endişelenirim, ama kimseye söylemem çünkü anlamayacaklarını düşünürüm.
- Tartılmaktan çok korkarım.
- Başkaları beni ince bulsa da, kendimi şişman görürüm.
- Kilo verirsem her zamankinden daha mutlu olacağımı hissederim.
- Genellikle başkalarının yanında az, yalnızken çok daha fazla yerim.
- Hiçbir şey yememekle tıka basa doyana kadar yemek arasında gidip gelirim.
- Genellikle tamamen doyduğumu hissedene kadar yerim.
- Yediğimi egzersizle yakamadığımda huzursuz hissederim.
- Geçen yıl en az bir kez kontrolsüz (tıkanırcasına) yeme yaşadım.
- Kontrolsüz yediğimde kendimi kusturmaya çalıştım / kilo verme hapları kullandım / idrar söktürücü ya da müshil kullandım / aşırı egzersiz yaptım.
- Yemek yediğimde duygusal olarak iyi hissederim — ama sonrasında suçlu ve mutsuz hissederim.
- Günde en az bir kez “diyet” ve “kalori” gibi konuları konuşur ya da düşünürüm.
Her “evet” için 1 puan, her “hayır” için 0 puan verin.
0–4 puan: Beslenmeyle ilgili birkaç sorunuz olabilir, ama bu ruhsal iyiliğinizi etkilemiyor. Besinlerin kalorisinden çok, vücudunuza nasıl yararlı olduğuyla ilgileniyorsunuz. Sizin için önemli olan sağlıklı olmak — bu yüzden terazideki sayı biraz oynasa da aldırmadan yolunuza devam edersiniz.
5–13 puan: Dikkat edin — yemek yemeyi biraz fazla düşünüyor gibisiniz. Kendinizi sürekli izlemeyi bir kenara bırakın ve besinlerinizde sayılar görmeyi bırakın. Bu böyle sürerse, düzensiz yeme sorunları geliştirme olasılığı artar. Unutmayın, yemeğinizin sorumlusu, besinlerdeki kaloriler değil, sizsiniz.
14–16 puan: Yemekle ilişkiniz biraz sıkıntılı. Bu ilişkiyi yakında onarmaya ve kendinizi sevmeyi öğrenmeye değer. Unutmayın, “şişman” ve “zayıf,” bedeninizin güzelliğini özetleyen kelimeler değildir. Yemekle bu sıkıntılı ilişkiyi bitirin, aynının karşısına geçin ve bedeninize onu olduğu gibi sevdiğinizi söyleyin. Onu dilediğiniz gibi değiştirebilirsiniz — yeter ki motivasyonunuzu ve özgüveninizi asla kaybetmeyin.
17 puan ve üzeri: Bununla dürüstçe yüzleşme zamanı — bir yeme bozukluğuyla karşı karşıya olabilirsiniz. Lütfen bir psikolog ve diyetisyenden yardım alın ve bir tedavi planına başlayın; böylece bunu aşabilir ve hayatınızın kontrolünü geri alabilirsiniz. Güzelliğiniz, besinlerdeki kalorilerle belirlenmez. Önemli olan, bedeninizi ve ruhunuzu sağlıklı, dengeli beslenmeyle gerçekten beslemektir. Kontrolü geri almanın zamanı şimdi.
Bu hassas bir konudur. Yemekle ilişkiniz ya da ruh sağlığınızla ilgili zorlanıyorsanız, lütfen bir doktora, diyetisyene ya da ruh sağlığı uzmanına başvurun — desteği hak ediyorsunuz.